durum


işler daha fazla karışmadan durumu özetlemekte fayda var:

her yeri yakıp yıkmanın verdiği vicdan azabıyla doğanın bir kısmını olduğu gibi korumaya karar verdik. öyle ki metro kotunda dahi devam ediyor bu kısım hafriyat yapılmıyor. istinat duvarının maliyetine girersek projenin tamamı koca bir hata olacağından bas bas paraları leylaya. bu dokunulmamış kısım özgün ağaçları ve bizim eklediklerimizle bütün pangaltıya yetecek oksijeni sağlayacak vesselam. otoparkı metro ve üstündeki kota koymaya karar verdik. otoparktan ön bloklara direkt geçiş olduğu gibi meydana çıkan da iki asansör noktası mevcut. bunlar yeterli mi emin değilim. bunlar dışında metro kotundan yukarıya bir rampalar sistemi ve metroyla meydanı bağlayan bir yürüyen merdiven mevcut. meydanla sokak kotunu yine bir yürüyen merdiven ve rampa bağlıyor. meydan kotunda yarıklar açılacak..

insanın kente/doğaya müdahalesinin yarattığı gerilimi gösterebilir miyiz. beton yığınlarının arasından fışkıran geyik ormanı:

Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
Yeşil ve yabani uzak ormanlarda
Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan

Hepimizi vakitten kurtaracak


herşey o kadar bağlı ki birbirine, sözde bir plan yapıyoruz bir sistem kuruyoruz, sonsuz değişkenlerin baskısına kim dayanabilir, hangi öğreti hangi bilgi hangi ilham hangi zeka pırıltısı ya bu geyikler çim cepheli bir binadan fırladıysa ya bizim yatay çimlerimiz düşey çimlerden daha yeşil olmazsa..

Gladyatörlerden ve dişlilerden
Ve büyük şehirlerden

Gizleyerek yahut döğüşerek

Geyikli geceyi kurtardık


herakleitos mu demiştir marx mı bilmem; kozmos denilen bu "herşey" zıtlıkların çatışması üzerine kuruludur dolayısıyla ne çözüm vardır ne de kurtuluş yalnızca sürekli bir savaş..